Tıp dünyasında endometrial hiperplazi olarak isimlendirilen rahim duvarı kalınlaşması özellikle kadınlarda doğurganlığın yok olmasına neden olduğundan dolayı tespit edildiği andan itibaren tedavi edilmesi gerekilen bir rahatsızlık türüdür. Sıklıkla görülen kadın hastalıkları incelendiğinde rahim duvarındaki kalınlaşma en fazla görülen kadın hastalıkları arasındadır.

İlişkiye girdikten sonra kadında yüksek oranda kanama meydana geliyorsa bu durum rahim duvarında kalınlaşma olduğunu gösterir. Eğer sizler de ilişkiye girdikten hemen sonra aşırı kasılmalar, kaşıntılar ve kanamalar yaşıyorsanız rahim duvarınızda kalınlaşma olabilir.

Rahim Duvarı Kalınlaşması – Endometrial Hiperplazi Sebepleri ve Tedavi Yöntemleri

Rahim Duvarı Kalınlaşması Sebepleri
Rahim Duvarı Kalınlaşması Sebepleri

Rahim duvarı kalınlaşması hastalığı üzerinde yapılan incelemeler sonucunda bu hastalığa bir bakteri türünün neden olduğu tespit edilmiştir. Rahim bu bakteriden arındıracak olursa rahim içi kalınlaşması da kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Bunun ev ortamında tedavi edilmesi mümkün olmadığından dolayı bu rahatsızlık ile karşılaşmış olan bayanların kesinlikle bir jinekologdan destek alması yani tıbbi müdahalelerin yapılması gerekmektedir.

İlişki sonrasında meydana gelen kanamalar tabii ki de tek başına kalınlaşma olduğu anlamına anlamına gelmez. Bazen rahimde yer alan kılcal damarların çatlaması nedeniyle de kanamaların meydana geldiği bilinmektedir. Ayrıca rahim kanseri olan kişilerde de ilişki sonrasında ciddi kanamalar gözlemlenir. Bu yüzden ilişki sonrasında meydana gelen kanamalar önemsenmeli ve rahim kanseri ya da rahim duvarı kalınlaşması probleminin olup olmadığını tespit etmek adına alanında uzman bir kişiden destek alınmalıdır.

Rahim Duvarı Kalınlaşma - Endometrial Hiperplazi Kimlerde Görülür?
Rahim Duvarı Kalınlaşma – Endometrial Hiperplazi Kimlerde Görülür?

Rahim duvarında olan kalınlaşma hem genç kızlardan hem de yaşı ilerlemiş olan kişilerde gözlemlenebilir. Yani bu hastalığın ortaya çıkmasında yaşın bir etkisi bulunmamaktadır. Aşırı derecede kilolu bayanlar ve şeker hastası olan bayanlar rahim içi kalınlaşması problemi ile karşılaşma ihtimali yüksek olan kişilerdir. Bu yüzden fazla kilolarınız varsa rahim kalınlaşması hastalığı ile karşılaşmamak için kısa zaman içerisinde kilo vermeye özen gösterin. Ayrıca kullanılan çeşitli doğum kontrol hapları da rahim duvarı kalınlaşması probleminin ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Bu tip durumlarda doğum kontrol hapı değiştirilerek ilgili sağlık sorunu ortadan kaldırılabilir.

Rahim Duvarı Kalınlaşma Nasıl Tedavi Edilir?
Rahim Duvarı Kalınlaşma Nasıl Tedavi Edilir?

Rahim Duvarındaki Kalınlaşma Nasıl Tedavi Edilir?

Rahim duvarı kalınlaşması probleminde uygulanan tedavi yöntemlerinde yaş dikkate alınmaktadır. Eğer genç bir bayanda rahim içi kalınlaşması problemi ortaya çıktıysa bu hastalıkla doğum kontrol hapı reçete edilerek mücadele edilmektedir. Bu doğum kontrol haplarının yaklaşık olarak 6 ay boyunca kullanıldığı biliniyor. Eğer bu haplardan sonuç alınamazsa hormon tedavisi yapılmaya başlanır.

Tedavi Yöntemleri
Tedavi Yöntemleri

Yaşı ilerlemiş olan bayanlarda da ilk olarak doğum kontrol hapları reçete edilerek hastalığın tedavisi gerçekleştirilir. Doğum kontrol hapları fayda sağlamazsa dışarıdan yumurtalıklar uyarılır. Tüm yöntemler denenmiş olmasına rağmen ilgili hastalık bir türlü geçmiyorsa cerrahi müdahaleler sonrasında yumurtalıkların alınması gerekmektedir. Eğer bayan henüz anne olmadıysa yumurtalıkları alındığı zaman bir daha kesinlikle hamile kalamayacağından dolayı yumurtalıkların alınması her zaman en son seçenek olarak kabul edilir.

Rahim duvarı kalınlaşması sıklıkla gözlemlenen bir hastalık olduğundan dolayı bu hastalığı tespit etmek adına çeşitli testler geliştirilmiştir. Pap smear testi yaptırarak rahim kalınlaşması ile mücadele edip etmediğinizi kolay bir şekilde öğrenebilirsiniz.

Rahim Kalınlaşmasından Korunmak İçin Neler Yapılabilir?

Östrojen içeren ilaçlardan uzak durmak, adet aralıklarını takip edip uzun süren adet aralığı var ise bu sürede rahim kalınlaşmasının önüne geçmek için progesteron tüketmek korunma adına yapılabilir. Ayrıca gebelik ve emzirme de bu riski azaltmaktadır.