HIV – AIDS Hastalıklarında Laboratuvar Testlerinin Anlamı

0
75
HIV - AIDS Hastalıklarında Laboratuvar Testlerinin Anlamı
HIV - AIDS Hastalıklarında Laboratuvar Testlerinin Anlamı

Laboratuvar testleri, sağlık durumunuzun anlaşılmasına ve hastalığınızın izlenmesine yarar, ayrıca bağışıklık sisteminizin durumunu da gösterir. Laboratuvar testlerinin sonuçlarına bakılarak HIV için nasıl bir tedavi başlanacağına karar verilir.

Tedavinin etkilerinin takibinde bu testler çok önemlidir. HIV pozitiflerde şu soruların yanıtlarının sürekli izlenmesi gerekir: 

  • Bağışıklık sisteminiz ne kadar iyi?
  • HIV enfeksiyonu ne kadar hızlı ilerliyor?
  • Vücut fonksiyonlarınız nasıl?
  • HIV ile ilgili diğer hastalıklar var mı? Varsa ne düzeyde?

HIV tanısından hemen sonra yapılan testlerin çoğu temel testlerdir. Bunların pek çoğunun bir kez yapılması yeterlidir, ancak bazı testler doktor kontrolünde düzenli olarak yaptırılmalıdır. Doktorunuz size hangi testleri ne sıklıkla yaptırmanız gerektiğini hastalığınızın durumuna göre söyleyecektir.

Laboratuvar raporlarının çoğunda, sonuç değeri ile beraber referans değerleri de verilmektedir. Sonuçlarınızdan biri veya birkaçının, referans değerlerinin biraz dışına çıkması durumunda hemen paniğe kapılmayın. Çoğu kez, laboratuvar testlerinizin bir bütün halinde değerlendirilmesi veya farklı tarihlerde yapılan testlerinizdeki değişiklikler daha önemlidir.

CD4 Sayımı ( T Hücre Analizi )
CD4 Sayımı ( T Hücre Analizi )

CD4 Sayımı ( T Hücre Analizi )

CD4 Hücresi yani başka bir deyişle CD4 + T hücresi sayısı, bağışıklık sisteminin ne kadar iyi durumda olduğunun bir göstergesidir. CD4 hücreleri, beyaz kan hücrelerinin bir alt grubudur. HIV ile yaşayanların takibinde belirli aralıklar ile CD4 hücre sayısı ölçülür.

CD4 sayısı, virüsün çoğaldıkça hücreyi parçalayarak yok etmesi nedeniyle azalmaya başlar. Bu hücrelerin sayısının belli bir değerin altına inmesi durumunda antiretroviral ilaç tedavisi ve gerekiyorsa, fırsatçı enfeksiyonlara karşı da tedavi başlanır. Bu yüzden HIV enfeksiyonunun bağışıklık sistemi üzerindeki etkisinin takibinde en önemli göstergelerden biris CD4 hücresi sayısıdır.

Uygulanacak tedavi, ulusal ve uluslararası kılavuzlar doğrultusunda kişinin durumuna göre değişebilen, birbirinden farklı ilaçların bir arada kullanılması şeklindedir.

Aynı testte genellikle CD8 hücrelerinin sayısı da ölçülür ve CD4/CD8 oranı takibe alınır.

CD4 hücre sayısı ne kadar yüksek ise bağışıklık sistemi o kadar güçlüdür.

CD4 Hücre Sayısı Nasıl Hesaplanır?

Yapılan testler sonucu genellikle CD4 sayısı % cinsinden rapor edilir. Mutalk CD4 sayısını bulmak için, aynı gün ve tercihen aynı kan örneğinden yapılan hemogram (kan sayımı)  raporunda verilen lökosit ve lenfosit sayılarına da ihtiyaç vardır.

1 ml kandaki lenfosit sayısının CD4 yüzdesi ile çarpılması sonucunda, 1 ml kanda bulunan CD4 hücresi sayısı saptanır.

Örnek : CD4 oranı %25; lenfosit sayısı 2000/mm3

Mutlak CD4 sayısı = 500/mm3

Viral Yük (HIV RNA)

Viral yük, kandaki HIV miktarını ölçen bir testtir. Laboratuvar yöntemine göre değişmekle beraber, kanın bir mililitresinde 50 kopyanın üzerinde ölçülebilmektedir. Viral yükün <50 kopya/ml olması tedavinin temel hedefidir. Kişi ilaç tedavisine başlamış olsa da olmasa da CD4 sayısı ve viral yük 3-6 aylık aralıklarla tekrarlanmalıdır.

Direnç Testleri

Direnç tesleri vücunuzdaki HIV’in, tedavide kullanılan ilaçlara karşı duyarlılığını ölçmede kullanılır. HIV vücutta çoğalırken, yapısında çeşitli nedenlerle küçük değişiklikler meydana gelir. Bunun sonucunda da farklı HIV tipleri oluşabilir. Bu değişiklikler ilaç kullanımı esnasında da oluşabilir. Bu tür değişiklikler, virüsün, kullanılan ilaçlara karşı direnç kazanmasına ve kullanılan tedavinin etkisiz kalmasına yol açar.

Ne Zaman Direnç Testi Yaptırılması Gerekir?

İlk kez ilaca başlayacakolan kişilerde en uygun tedavinin seçilmesi için yararlı olabilir. Ancak Türkiye’de ilaç tedavisine ampirik yani direnç profili bilinmeden başlanmaktadır. İlaç kullanılmasına rağmen viral yükte azalma olmaması halinde, kullanılan ilaçlardan hangisine karşı direnç olduğunu tespit etmek için kullanılır. Viral yük, kullanılan tedaviye yanıt olarak saptanabilir düzeyin altına inmişken, tekrar artarsa ilaç değişikliğine karar vermek açısından da direnç testi sonuçları önemlidir.

HIV Hastalarında Kan Sayımı
HIV Hastalarında Kan Sayımı

HIV Hastalarında Kan Sayımı

Tam kan sayımı veya hemogram kanınızdaki bazı hücrelerin durumunu saptamak için yapılır. Kırmızı kan hücreleri yani eritrositler vücutta dokulara oksijen taşıyan hücrelerdir. Eritrosit sayısının, hemoglabin ve hematokrit ile beraber düşmüş olması, aneminiz (kansızlık) olduğunu gösterir. Anemi, halsizlik ve yorgunluk yapabilir. Kan değerinizdeki düşüklüğün seviyesine göre tedavi edilmesi gerekir.

Trombositler pıhtılaşma sürecinde rol alırlar. Trombosit sayısının düşük olması halinde kanınız çabuk pıhtılaşmaz. Dişeti kanaması olabilir, oluşan küçük kesilerde kanama hemen durmayabilir. Eğer ileri derece olursa ciddi kanamalar oluşabilir ve tedavi edilmesi gerekebilir.

Beyaz kan hücreleri yani lökositler çeşitli tipleri ile vücudun mikroplarla savaşmasında bağışıklık sisteminde görev alırlar. Yükselmesi halinde, yeni bir enfeksiyon söz konusu olabilir. Düşük olması halinde de mikrobik hastalıklara yakalanma ihtimali artmaktadır.

Biyokimya Testleri
Biyokimya Testleri

Biyokimya Testleri

Vücut fonksiyonlarınızı ve organlarınızın çalışma düzeyini gösteren bu testler, bu organların çalışması sonucunda kanınızda meydana gelen değişiklikleri, oluşan atık maddelerin ve bazı gerekli elementlerin düzeylerini ölçmek için yapılır.

Öncelikle HIV’in ve sonrasında da ilaçların vücuttaki yan etkilerini anlamak, gerekiyorsa önlem almak için, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri belirli sıklıkta tekrarlanabilir.

Vücudun yağ metabolizması, kalp ve damar hastalıklar dışında, HIV’in kendisinin yan etkilerinin ve HIV tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkilerinin izlenmesi açısından da çok önemlidir. Yüksek kolesterol ve yüksek trigliserit düzeyleri ile vücutta belirli bölgelerde yağlanma pek çok HIV ile yaşayan kişinin ortak sorunudur. Kan yağlarınızın düzeylerini takip etmek ve beslenme şeklinizi buna göre düzenlemek çok önemlidir. İleri kalp hastalığı riskinden büyük olasılıkla koruyan önemli faktör spor yapmak ve dengeli beslenmektir.

Vücut D vitamini düzeylerine, tanı esnasında ve seviyesine göre takip içinde belli aralıklar bakmak gerekmektedir.

HIV Hastalarında Tüberküloz Testi (PPD)

Türkiye’de tüberküloz HIV ile yaşayan kişilerde oraya çıkan önemli ve fırsatçı bir enfeksiyondur. Bu nedenle, kişinin tüberküloz bakterisi ile karşılaşıp karşılaşmadığını anlamaya yarayan PPD deri testinin yapılması çok önemli olabilir. PPD testinin sonucuna göre veya doktorun gerekli görmesi halinde serumda quantiferon testi istenebilir. Test sonuçları, akciğer grafisi ve varsa balgam sonuçları ile beraber değerlendirilir.

HIV Hastalarında Vücut Kitle İndeksi (VKİ)

HIV ile enfete kişilerin doktora başvuruları esnasında boy, kilo ve bel çevresi ölçümleri yapılır. Yılda en az 2 defa olmak üzere bu bilgiler güncellenir. Kullanılan tedavilere bağlı olarak, kilo ve bel çevresi ölçümleri değişiklileri olabileceğinden doktorların takibi açısından anlamlıdır.

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıkların Araştırılması

HIV’in korunması cinsel ilişki ile bulaşan bir hastalık olması nedeniyle, HIV pozitif kişilerde sifiliz (frengi), gonore (belsoğukluğu) gibi cinsel yolla bulaşan hastalıkların da araştırılması gerekmektedir.

HIV Hastalarında Hepati B ve Hepatit C Testleri
HIV Hastalarında Hepati B ve Hepatit C Testleri

HIV Hastalarında Hepati B ve Hepatit C Testleri

HIV ile birlikte Hepatit B ve C’nin bulaşma yolları benzer olması nedeniyle, bu hastalıkların olup olmadığı test yapılarak tespit edilir. HIV ile Hepatit B ve Hepatit C’nin olması durumunda tedavi biçimi ve ilaçlar normale göre biraz değişiklik gösterebilir.

Diğer Testler

Önceden geçirilen varsa bazı hastalıkların etkenleri, vücudunuzda gizli kalabilir ve yıllarca hiçbir hastalık belirtisi oluşturmadan canlılığını sürdürebilir. Bu mikroplar, bağışıklık sistemi düştüğünde yeniden etkinleşip, fırsatçı enfeksiyonlara yol açabilirler. Kızamık, suçiçeği, EBC, CMV enfeksiyonu bunlar arasında en önemlileridir.